
İyi bir zeytinyağı ile başlamak yarı yoldur — geri kalan yarısı, onu doğru kullanmakta. İşte deneyimli aşçıların bildiği pratik sırlar.
Yemeği pişirdikten sonra, servis öncesi üzerine bir tur daha taze zeytinyağı gezdirmek, hem parlak bir görünüm hem de tazelenmiş bir aroma katar. Çorbadan ızgaraya kadar birçok yemekte işe yarayan basit ama etkili bir yöntemdir.
Zeytinyağlı fasulye, enginar gibi yemeklerde, yağın sebzeye iyice nüfuz etmesi zaman ister. Bu yüzden bu yemekler genellikle pişirildikten birkaç saat sonra, oda sıcaklığında veya hafif soğutularak servis edildiğinde daha lezzetli olur.
Zeytinyağının kendine has hafif acılığı ve meyvemsi notaları, tuzla birlikte dengeye oturur. Salata sosunda önce tuzu az miktarda ekleyip zeytinyağıyla karıştırmak, tadın daha dengeli oturmasını sağlar.
Kaliteli zeytinyağı lezzet katar ama fazlası yemeği ağırlaştırabilir ve diğer malzemelerin tadını bastırabilir. Az miktarla başlayıp damak tadınıza göre artırmak, deneyimle gelişen bir dengedir.
Yüksek ısıda pişen yemeklerde ince aromalı natürel sızma yağın inceliği kaybolur. Bu durumlarda daha nötr bir tür tercih edip, asıl karakterli yağı servis anında eklemek daha akıllıcadır. Ayrıntılar için Hangi Yemekte Hangi Zeytinyağı Kullanılır? yazımıza bakabilirsiniz.
Kaliteli bir natürel sızma zeytinyağını, sade bir tabakta biraz tuz ve karabiberle ekmeğe banarak denemek, yağın gerçek karakterini (meyvemsilik, acılık, yakıcılık) en net şekilde hissetmenin yoludur.
En kaliteli zeytinyağı bile yanlış saklandığında (ışık, sıcaklık, hava teması) aromasını hızla kaybeder. Mutfakta ocağın hemen yanında değil, serin ve karanlık bir dolapta saklanması önerilir.
Erken hasat, soğuk sıkım, TÜRKAK akredite analiz raporlu.
Ürünleri İncele