
Zeytinyağı, binlerce yıldır Akdeniz mutfağının merkezinde yer alan bir gıda. Peki bu kadar çok konuşulmasının arkasında ne var? İşte genel olarak bilinenler — abartısız, olduğu gibi.
Zeytinyağı büyük ölçüde tekli doymamış yağ asitlerinden (başta oleik asit) oluşur. Akdeniz diyeti üzerine yapılan çok sayıda beslenme çalışmasında, zeytinyağının bu diyetin temel yağ kaynağı olarak önerildiği bilinir.
Özellikle natürel sızma (soğuk sıkım, rafine edilmemiş) zeytinyağı, polifenol adı verilen bitkisel bileşikler bakımından zengindir. Bu bileşiklerin antioksidan özellikleri olduğu bilinir. Polifenol konusunu daha ayrıntılı incelemek isterseniz Polifenol Nedir? yazımıza göz atabilirsiniz.
Zeytinyağı tek başına bir "mucize gıda" değildir — asıl bilinen fayda, sebze, baklagil, tam tahıl ve balığın da yer aldığı genel bir beslenme düzeninin (Akdeniz diyeti) parçası olarak tüketildiğinde ortaya çıkar. Tek bir gıdayı izole ederek mucizevi sonuçlar beklemek gerçekçi değildir.
Zeytinyağı, özellikle beyin sağlığı üzerine yürütülen güncel araştırmalarla da gündemde. Örneğin hayvan modelleri üzerinden yapılan bir çalışmayı ele aldığımız Zeytinyağı Alzheimer'a Karşı Koruyucu mu? yazımızda bu konuyu, sınırlarını da belirterek ayrıntılı işledik.
Rafine edilmiş veya işlem görmüş zeytinyağı türleri, natürel sızma yağa göre polifenol ve antioksidan içeriğini büyük ölçüde kaybeder. Bu yüzden "hangi zeytinyağı" sorusu, "zeytinyağı faydalı mı" sorusundan en az bir o kadar önemlidir. Doğru seçim için En İyi Zeytinyağı Nasıl Seçilir? yazımızı inceleyebilirsiniz.
Erken hasat, soğuk sıkım, TÜRKAK akredite analiz raporlu.
Ürünleri İncele